12 Aralık 2011 Pazartesi

EDEBİYAT ORTAMI-23 (KASIM-ARALIK 2011)

EDEBİYAT ORTAMI'NDAN
Edebiyat Ortamı, gelecek sayıyla birlikte dört yılını tamamlamış olacak.
Bu iyi.
Dünya değişiyor.
Bu değişimde iyi olan pek az şey var.
*
Bu sayımızın şairleri Mustafa Aydoğan, İrfan Çevik, Cevdet Karal, Ali Ayçil, Emre Döğer, A.Barış Ağır, Adem Özdağ, Bülent Ata ve Kübra Bilgin.
Sadık Yalsızuçanlar’ın öyküsünün adı “Bir Elif Görünüyordu Başında”. Severek okuyacağınızı tahmin ediyoruz. Yunus Nadir Eraslan’ın öyküsü ile dergimizde ilk defa öyküsü yayınlanan Oğuzhan Dursun’un öyküsünün de ilginizi çekeceğini umuyoruz.
Hilal Karahan bu sayımıza Hallac-ı Mansur’un Tavâsîn adlı kitabını değerlendiren bir yazı ile katıldı. Emek verilmiş derinlikli bir metin. Gelecek sayıda da devam edecek bu yazıyı okurlarımızın dikkatine sunuyoruz.
Bu yılın Nobel Edebiyat Ödülü bir şaire verildi: Tomas Tranströmer’e. Norveç’li şairi tanıtan kısa bir çeviri yazıya ve şiir çevirilerine yer verdik.
Turan Karataş, Salah Birsel’in denemeciliği üzerinde durdu. Yunus Melih Özdağ da bu yıl arka arkaya iki şiir kitabı yayınlayan Erdal Çakır’ın şiirine değindi.
Bu sayımızın söyleşisini Prof.Dr. Orhan OKAY ile gerçekleştirdik. Değerli Hocamız ile edebiyattan edebe uzanan o kısa ama zahmetli yolu konuştuk.
Kahraman Çayırlı bir sinema yazısı ile katıldı bu sayımıza. Şevin Cezooğlu’nun sinema yazıları da sürüyor.
Hasan Hüseyin Torun, Taraf gazetesinde yer alan bir yazıda dile getirilen hususları eleştirel bir bakışla yorumladı. Sinan Erdem ise “Başkası En Yakın Anlamdır” diyor.
İbrahim HAS, bir sûfî. 17. Asırda yaşamış. ‘Bütün Kitapları Yırt, Götür Denize At’ başlıklı dervişane bir metnini, bu tür metinlerin has okurları için sayfalarımıza aldık. Belki de Gökhan haklı. Derginin tamamını bu tür yazılarla doldursak bile olur… Hakikat ehlinin bir cümlesi bile bazen her şeyi fazlasıyla izah ediyor.
İyi okumalar.

M.A.

0 yorum: