5 Nisan 2010 Pazartesi

EDEBİYAT ORTAMI ŞİİR YILLIĞI 2010

ŞİİR YILLIKLARI VE YILLIK ŞİİRLER.../ Hüseyin Akın

Antolojiler ve şiir yıllıkları herkesi tam anlamıyla memnun etmeyen çalışmalardır. Birilerini dışarıda bırakan bütün kitaplar hemen hemen böyledir. Söz konusu olan şiir bir de iyi şiirse hatır gönül çarkı işlemez olur. Çakıl taşlarını inci diye yutturma çabanız yaptığınız kurnazlığı okuyucu nezdinde ele verecektir. O kadar zorlu bir uğraştır ki, yıllık ve antoloji çalışması yapmak "iyi" konusunda bir ortak kabule ulaşmak şöyle dursun vasatta ittifak etmek bile neredeyse imkân dışıdır.
Önce ilk tartışma "iyi şiir nedir?" sorusunda başlar. Eğer sözgelimi 2009'un en iyi şiirlerini bir araya getirecekseniz öncelikle yapmanız gereken şey, şiirde ortalama bir "iyi" konusunda uzlaşmaktır. Böyle bir uzlaşıyı beklemek şimdiki halde safdillik olur. Çünkü 'iyi' gittikçe niteliksel köklerden uzaklaşıp herkesin zihninde biçimlendirdiği bir eşik atlama ölçütü haline gelmektedir.
Antoloji ve yıllık hazırlayıcıları umumiyetle şairlerdir. Dolayısıyla bu çalışmalarda yer alan şiirler belli şairlerin beğenileri ve 'iyi' ölçütleriyle sınırlıdır. Keşke beğenisi gelişmiş sıkı şiir okuyucuları tarafından hazırlanmış antolojilerimiz ya da şiir yıllıklarımız da olsa. Sıkı şiir okuyucusu tarafından hazırlanmış yıllıklarda arzu edilen objektifliği yakalamak kısmen de olsa mümkün olabilecektir. Fakat bir şair elinden çıkan yıllığın her zaman için en belirgin vasfı sübjektif ve öznel olmasıdır. Yani bu tür yıllıklarda şairler kendi beğenilerinden bir buket sunmuş olurlar. Bu sübjektif tutum kimi zaman edebi tavrın çok altlarında seyrederek kişisel bir hesaplaşmanın sessiz kavgasına yol açabilmekte. Hal böyle olunca hazırlanan yıllık ve antolojilerin en dikkat çekici tarafı içerdiklerinden ziyade dışında tuttukları oluyor. Bir yıllık kapsama alanına dahil olmayanlarıyla hatırlanıp dikkat çekiyorsa etkisel değil tepkisel izler bırakır.
Yıl içerisinde yoğunluklu olarak şiirler yazmasına rağmen sadece bir şairin kapsam dışı olduğunu göstermek için çıkan yıllıkların olduğunu söylesem meseleyi abartmış olur muyum bilmiyorum. Yıllık hazırlayıcısı bir şairle ortam değişikliği yaşamanız bile o seneki müktesebatta yer almanızı riske sokabiliyor. Yıllıklar konusunda direk söz söylemek varken sözü bu kadar neden dolandırıyorum acaba? Hemen söyleyeyim: Her edebiyat dergisi kendisi dışındakileri çıkardığı yıllıkla vurmaya çalışıyor. Hakikat olmayabilir; ama şayia ve intiba oluşu bile edebiyat adına ümit kırıcıdır.
Daha ilk başta söylediğim gibi yıllık ve antolojiler bir hoşnutsuzlar grubu oluşturuyor. Bunu fark eden yıllık hazırlayıcısı şairler bir yılın şiir sunumuna geçmeden evvel belli bir ölçüt ve iddia ortaya koymayı da çoğunlukla ihmal etmiyorlar. Takip edebildiğim kadarıyla, bu sene başından itibaren dört şiir yıllığı yayınlandı. Yapı Kredi Yayınları'ndan Baki Asiltürk, Edebiyat Ortamı dergisinden Mustafa Aydoğan, Fayrap dergisinden Hakan Arslanbenzer'in iki yıllığı (2008-2009) ve Mustafa Fırat'ın mühür dergisi yayınlarından çıkan "Şair Dağın Doruklarında" isimli yıllığı benim tespit edip inceleme fırsatı bulabildiklerim arasında. Baki Asiltürk ve Mustafa Aydoğan'ın yıllıklarında şiir yıllığı çıkarmanın esas ve incelikleri üzerinde özellikle durulmuş. Mustafa Aydoğan yıllık hazırlamanın bir üslup ve iddia gerektiren bir iş olduğunu söyleyerek yıllığa girecek şiirler hakkında kıstasını şöyle açıklıyor: "Yıllık enikonu bir toplu bakıştır ve bakanın birikimi yanında vicdanıyla da ilgilidir. Yıllıklar, seçimleri ve yorumlarıyla gerçekte esaslı birer öneri görevi görürler. Yıllık hazırlayıcıları gizli ya da açık bir tarz, bir üslup öneriyordur. Çünkü her hareket özünde bir iddia barındırır." Aydoğan'ın yıllığı kastettiği iddiayı gerçekleştirebilmiş midir? Önyargısız bakıldığında rahatlıkla 'evet' diyebiliriz.
Yıllıkta yer alan şiirler belli bir beğeni düzeyini ortaya koyuyor. Beş bölümden oluşan yıllık, seçilmiş şiirler, seçilmiş mısralar, poetik metinlerden alıntılar, geçen yılın dergilerinde şiir ve geçen yılın yayınlanmış şiir kitapları üzerine değinilerden oluşuyor.
Şu satırlar da Baki Asiltürk'ün yıllık hazırlarken şiir seçimine dair hangi yolu izlediğini gösteren ipuçları: "Yıllıklara ilişkin eleştirilerin hemen tamamını yakından takip eden biri olarak, dört yıllık periyodun ardından şuna karar verdim: Herkesi memnun edecek bir şiir yıllığı hazırlamak imkânsız! Zaten böylesi çalışmaların birilerini memnun etmek gibi bir amacı da olmamalı. Nedeni açık: Birilerini memnun etmek için gösterilecek her tolerans, bir başkasını mutsuz etmenin, onun hakkını gasp etmenin yolunu açacaktır."
Yıllıkların şair seçiminde ortak beğenisi de oldukça dikkat çekici. Zira bu oran kimi dergiler arasında oldukça düşük. Örneğin Baki Asiltürk'ün yıllığına aldığı şairlerle Hakan Arslanbenzer'in yıllığına aldığı şairlerin benzerlik ve müştereklik oranı yüzde beşin altında iken Mustafa Aydoğan'ın seçtikleriyle Baki Asiltürk'ün seçtikleri arasında benzerlik ve müştereklik çok daha fazla oranda.
2004 yılına kadar 12 yıl boyunca şiir yıllığı çıkarma tekelini elinde bulunduran Mehmet Doğan'ın belirgin dünya görüşlerine dayalı dışlayıcı tutumuna karşın Mehmet Doğan'ın bıraktığı yerden görevi devralan Baki Asiltürk çok daha kuşatıcı davranarak bu konudaki saplantılı seçim sürecine nokta koymayı başarmıştır. Mustafa Aydoğan da şairi değil şiiri esas aldığını göstererek kendi mahallesindeki seslere kulak tıkayanlara karşı birleştirici ve buluşturucu bir yol takip etmiştir.
Bir yıllıkta yer almak geride kalan son bir yılın şairi olmaya razı olmak değilse eğer hiçbir şair beğeni dâhilinde ya da haricinde olmayı kendi şiirsel serüveni için bir ölçüt kabul ederek yolunu çizemez. Asıl olan bir şiirin yıllıkta kalması değil on yılların, yüzyılların sınırlarını aşabilecek kudrete sahip olmasıdır.

(Milli Gazete, 31.03.2010)

0 yorum: